Hiç kaçmanız gerekti mi? Ya da kaçarken saklanmanız? Kaçak bir yaşam sürmek zor olsa gerek, hele hele bir de sevdiğiniz varsa arkanızda kalbi yaralı gözü yaşlı… Şimdi “nereden çıktı bu giriş?” diyebilirsiniz. Ceviz ağacından. Gülmeyin evet ceviz ağacından. Şimdi sizleri Gülhane Parkı’ndaki bir ceviz ağacının tepesine konduruyorum. Peki ben nerede miyim? İşte o ceviz ağacı benim.  Bir ceviz ağacı olma fikri kime iyi gelmez? Hayatımda gördüğüm en büyük cevizler, çınarlar, adını bilmediğim çeşit çeşit ağaçlar ve çiçekler, mis gibi kokular, İstanbul’dan bir kaçış anı aradığınızda kapılarını sonuna kadar açan Gülhane Parkın’nda karşılar sizi.

Nazım Hikmet için de durum aynen böyledir. O da sık sık bırakır kendini Gülhane Parkı’nın dingin yeşilliğine. Ancak bu kez durum öyle değildir. Nazım Hikmet hakkında yakalama kararı çıkmıştır… Kaçak bir yaşam süren Nazım Hikmet sevgilisiyle buluşacaktır… Ve adres Gülhane Parkı’nda ceviz ağacının altıdır… Sevgiliye haber yollanır… Ancak aracı aynı zamanda polise de haber vermiştir.

Nazım Hikmet, sevgiliyi beklerken uzaktan polislerin geldiğini görür ve ceviz ağacına tırmanır… Polisler gelirler, beklerler, dolaşırlar ama Nazım Hikmet’i bulamazlar.
Sevgili de gelir bu arada, ağacın altında Nazım Hikmet’e bakar ama göremez…
Oysa Nazım Hikmet tepededir. Bir yandan sevgiliye bakar bir yandan polislere. Seslenemez de sevgiliye. Çaresizlikten alır kağıdı kalemi eline ve işte bu eşşiz şiiri yazar ceviz ağacının tepesinde.

Başım köpük köpük bulut içim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı”nda

Budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı”nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı”nda
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
Koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı”nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var
Yüz bin elle dokunurum sana İstanbul”a
Yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım
Yüz bin gözle seyrederim seni İstanbul”u
Yüz bin yürek gibi çarpar çarpar yapraklarım
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı”nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

Meltem Bağcı

Not:Cem Karaca’nın sesinden dinlemenizi tavsiye ederim dostlar. Gerçekten iyi geliyor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × bir =